Wellness Sektörü ve Hamamın Geçmişi

Wellness Sektörü ve Hamamın Geçmişi, Bugünü

Türkçe haliyle ‘esenlik’ anlamına gelen Wellness yani Wellbeing terimi, Dr. Hallbert L. Dunn tarafından 1961’de yayınlanan yüksek seviye wellness adlı bir kitapta derlenmiştir. Wellness, fiziksel ve psikolojik esenliği geliştirmeyi, aslında bütünsel tıbba atıfta bulunan, sağlıklı bir yaşam süreci olarak görmüştür. Wellnes ve SPA merkezleri bir mizaç, bir eğilim, öz benliğimize olan saygının artması için kendimizi sevmek olarak karşımıza çıkar. Ruhun, beynin ve bedenin uyumu, yani iyi bir entegrasyonu dersek, wellness’in insanların hayatlarında olmazsa olmaz bir yeri olduğu ortaya çıkar.

‘Balneoterapi,’ yani insanların özellikle kaplıcalarda suya girme ve banyo yöntemleri ile iyileştirilmesi, insanlık tarihinin en eski tedavi yöntemlerinden biridir ve özellikle modern SPA uygulamalarında da kaynağıdır. Tarihin derin geçmişinde yol aldığımızda Babil, Mısır, Yunan, İsrail, Persve Çin’de suyun tedavi edici gücünden bahsedilmiştir. Babilliler sıcak ve soğuk kompres uygulamayı ve akarsu banyolarını keşfetmişlerdir. Bu su ayinlerini, sularda yaşadığına inandıkları Tanrıça Ea‘ya adamışlardır. Pek çok dinde gördüğümüz vaftiz ve arınma ayinleri, ilk İsrailliler tarafından uygulanmıştır. Şeytanın hastalıkları günahkarları cezalandırmak için gönderdiğini düşünmüşler ve bu nedenle su ve vaftiz geleneğini çıkarmışlardır.

Erken Hint tıbbı da suyun mucizevi ve ruhani bir iyileşme gücü olduğuna inanmışlar ve su Hindu inanışında Tanrıça Varuna ile özdeşleşmiştir. M.Ö. 500‘lerde, Yunanistan’da bilim adamları sıcak ve termal su bulunan açık banyolarda buluşuyorlardı; buralar buluşma noktası olup felsefe konuştukları mekanlardı. Dünyanın en ünlü doktoru Hipokrat, iyileştirme tanrısı Asclepios kültünü izlemiş ve hem sıcak, hem soğuk banyoyu insanlara tavsiye etmiştir.

Yunanlılar ve Romalılar, Hristiyanlık gibi diğer çoğu dinde de görüldüğü gibi kişisel hijyen ve sağlık arasında bağ olduğuna inanmışlardır. Romalı’ların farkı, suyun onların sosyal hayatlarının bir parçası olmasıdır. Roma hamamlarında, soğuk su banyoları (fridarium ), ılıksu banyoları (tepidarium) ve sıcak su banyoları (caldarium)bir araya gelmiştir. M.S.14-37 yılları arası, Roma’da muayenehane işleten Celsus isimli doktor, vücuttaki ödemi atmak için soğuk sudan faydalanmıştır. 8. yüzyılda Müslümanlar kendi temizlik yaklaşımlarını geliştirerek Batı Asya’da Roma benzeri hamamlar yapmıştır.

Osmanlı döneminden günümüze ise Çerge Hamamı, buhar banyosu geleneğini getirmiştir. Bu geleneği Roma banyosu ile uyumlu hale getirmişlerdir. Arapça’da sıcaklığı yayan banyo anlamına gelen hamamlar, camegah(soyunma bölümü), soğukluk, ılıklık ve hararet bölümlerine ayrılmıştır. Günümüzde hamamlar şehrin modernizasyonuna uyum sağlayıp tarihi dinginliğe bizi davet eder.

TÜRKİYE WELLNESS’TA HAMAM İLE FARKLILAŞIYOR

Türkiye olarak Wellness açısından, dünyadaki bakım çeşitliliklerine göre farkımız Hamam bakımımızın olmasıdır. Türk hamamı, diğer tüm milletlerde merak uyandırmaktadır. İnsanların seyehat nedenleri arasına deniz, kum, güneş, golf ve kongre dışında hamam deneyimlemek de girmiştir. Türk Hamamı, mistizmi ve cezbedici tarihi ile diğer ülke vatandaşlarının ilgi odağıdır; Wellness sektöründe bizi bir adım daha öne çıkarmıştır.

Dünyayı incelediğimizde, Globall Wellness ekonomisinin sahip olduğu pazar payının 150 milyar dolar üzerinde olduğunu görürüz. Sadece suyla yapılan bakımlar değil, diğer SPA uygulamaları, kozmetik, cilt ve vücut bakımları, bire bir özel training, yoga, fangoterapi, yeni trend hamam bakımları ve otellerin konseptlerinde etkin rol alan sağlıklı yaşam terapileri, taş terapisi, aromaterapi bakımları, manuel terapiler, Thai masajı gibi uygulamalar ile sektörde birçok trend uygulama, kişilerin zevklerine göre değişik sunumlarla buluşmuştur. 2018 yılı Sağlık Bakanlığı verileri incelendiğinde, yıl sonu itibarıyla Türkiye’de Sağlık Turizmi yolcu hareketi, 30 milyon insana ulaşmıştır.

Dolayısıyla, sadece bu rakamlar dahi insan trafiği bu denli yoğun olan bir sektörün önemini göstermektedir. Özellikle ülkemizin 10’uncu 5 yıllık kalkınma planını incelediğimizde şu noktalar öne çıkmaktadır;

– Termal turizmde 100 bin yatak kapasitesinin yaratılması (özellikle doğru hamam bakımları ve marka ritüelleri oluşturulması ki, bu Türkiye’ de mümkün),

– Ortalama 750 bin medikal yabancı hastanın tedavi edilmesi,

– Termal turizmde 1.500 bin turistin, yaklaşık 600 binine tedavi amaçlı hizmet verilmesi,

– Termal turizmden 3 milyar dolarlık gelir elde edilmesi,

– Medikal turizmde dünyada ilk 5’e girmek ve 5,6 milyar dolar gelir elde etmek,

– İleri yaş turizminde 10 bin yatak kapasitesi üzerine çıkmayı hedeflemek.

SPA ve Wellness sektörünü doğru yönetmek için pazardaki ihtiyaçları doğru belirlemek gerekir. Otel yatırımı yaparken veya SPA mimari projesi çizerken, operasyonu düşünerek hareket edilmelidir. Sektörel tecrübemizden yararlanmak için bizi aramanız yeterli, çünkü SPA danışmanlığı hassas bir iştir…

error: Content is protected !!